29 Haziran 2010 Salı

MAKYAJ...


sanmayınki cani bi anneyim ama çocuk esirgemedekiler görse kesin kızımı yurda alır benide kodese gönderirlerdi..
küçük Hanım misafir gelecek diye makyaj yapıyomuş bende hiç tepki vermedim allıkları süründükten sonra bitti makyajımız...
Yorumlarınızı bekliyoruz....












25 Haziran 2010 Cuma

EĞER SEN DE

EĞER SEN DE
* Hayatın güçlüklerine katlanabilecek kadar İNANÇ,
* Geleceğin daha iyi olacağına inanacak kadar ÜMİT,
* Doğru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET,
* Topluma, ailene, İslam'a faydalı olabilecek kadar SAĞLIK,
* İhtiyaçlarına yetebilecek, zekâtını verebilecek kadar PARA,
* Başkalarının daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ,
* Çevrendeki insanlara yardım eli uzatacak kadar CÖMERTLİK,
* İnsanlara, karşılık beklemeden yapabileceğin İYİLİK,
* Hayatın zorluklarına karşı hayatı ve insanları kuşatacak SEVGİ,
* Yastık kadar yumuşak ve rahat bir VİCDAN,
* Dilini, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan sakınabilecek İRADE,
* Gördüklerinin, duyduklarının düzelmesini bekleyebilecek kadar SABIR,
* Günahlarını, noksanlarını itiraf edebilecek kadar FAZİLET,
* En kötü halinde bile Allah'dan razı olabilecek kadar ŞÜKÜR varsa,SEN MUTLUSUNDevamını Gör

24 Haziran 2010 Perşembe

35 – 36 Aylık bebeğiniz (Kızım artık büyüdü)


Nasıl büyüyor ?

Mutlu üçüncü yaşlar, sevgili Bebecik! Artık okul öncesi yaşa bir adım daha yaklaşan bebeğiniz, eskisine oranla çok daha bağımsız durumda. Yemeğini, yani en azından bir tabak corn flakes ini kendi başına doldurup yiyebiliyor. Hatta sizin yardımınız olmadan giyinip soyunmaya bile başladı. Kendi renk ve kıyafet uyumu ile sizden ayrılmaya bile başladı. Bebeğiniz artık yürüyebiliyor; ayakta duruyor, koşuyor ve kolayca zıplayabiliyor. Buna karşılık ayak topukları üzerinde durması, bir ayağından ötekine dengeyi geçirirken daha fazla konsantrasyon ve zaman gerektirebiliyor. Bu nokta itibariyle çocuğunuz artık sadece öğle sonraları için kısa bir uykuya gereksinim duyuyor. Tabii eğer uyuyabiliyorsa. Bu anlamda söz konusu zamanı da o uyusun uyumasın, olabildiğince huzurlu ve sessiz geçirmeye bakın.
Bu yaştaki bebekler bile, kendi mahremiyetlerini yaşamaya ihtiyaç duyuyor. Yoğun geçen bir günün ortasında, dinlenmeyi talep ediyor. Bebeğinizin bu çağında, kızlar ve erkekler ile ilgili farklılıkları fark etmeye başlamış olması ve buna ilgisini yöneltmesi de, büyümenin doğal bir parçası sayılıyor. Bu yüzden sizin ufaklığı, bir başka ufaklıkla birlikte ‘anatomik’ inceleme sırasında yakalarsanız, sakın bu konuda ona aşırı tepki vermeyin. Bırakın kızınız vajinası, erkek bebeğiniz ise penisinin kendi mahremiyetinin bir parçası olduğunun ayırtına varsın. Bunu başka bir ‘faaliyet’ için ileriye saklasın…Zaten o sırada bir tabuyla meşgul olduklarını bildikleri için, rahat görünürler!
Hayatınız nasıl değişiyorUfaklığınız artık belli bir faaliyete iyice odaklanmaya başladı. Ve artık giderek daha karmaşık sosyal becerilere girişmiş durumda. Yakında, ötekilerle daha yapı içerikli oyunlarda işbirliği yapacak. Bu süreçte yemek yeme seansları da, aile için son derece önemli görünüyor. Yemeğe birlikte oturmak, çocuğunuza masa adabını aktarabilmek, yemek yerken birbirinizi dinleyebilmek, paylaşabilmek veya iletişim güdülerini canlandırabilmek için önemli bir fırsat gibi duruyor. Eğer aile olarak her gün sofraya birlikte oturanlardan değilseniz, çocuğunuz öğle sonrasında bir şeyler atıştırmış olsa dahi, pekalâ bunu yapabileceğiniz takvimler de ayarlayabilirsiniz.
Üç yaşındaki bebeğiniz
Şu anda ne yapıyor olmalı?
• Kreşinin tadını çıkarıyordur…

Ev işlerine yardım ediyor, oyuncakları topluyor veya kitapları diziyordur.

•Sizden eskisine oranla daha çabuk ayrılıyor ve giderken yaygara koparmıyordur.

• Okul öncesi koşullar öncelikli olmak üzere, bir çok yeni duruma uyum sağlayabiliyordur.

• Kendisine yönelik sözlü uyarıları dinleyip anlıyordur, tıpkı “Şimdi yemek zamanı, yap bozunu topla ve yemekten önce ellerini yıka.” gibi.Nasıl yardım edebilirsiniz ?Çocuğunuzun size yönelik yardımseverliği ve arzusunun tadını çıkarın. Elbette ev işlerini kendiniz yoluna koyarsanız çok daha pratik olacaktır ancak okul öncesi çağına gelen çocuğunuzun kendi kendine oyuncak toplayıp sofra kurması, ya da bir iki tabağı yıkaması bile, onun kendine güveni ve bağımsızlık duygusunu pekiştirecek küçük ama etkili detaylar olabilir.


23 Haziran 2010 Çarşamba

HAFTASONUNU İPLE ÇEKİYORUZ...


Hafta sonunu iple çekiyoruz niye mi?
İstanbuldan yıllardır süren ve bağlarımızı koparmadığımız dostum olan Şennur gelecek...
Çok heycanlıyım nedense şimdiden hafta geçmek bilmedi yaaa...
Çanakkaleye taşındığımdan beri hiç Mina ve Şennur gibi arkadaşlar edinemedim herkez bir çıkar peşinde koşuyo gibime geliyo kimseye çok gevünemiyorum....
Son zamanlarda onları çok özlemiştim Minanında gelmesini isterdim ama o şuanda çok güzel bişey için biraz dinlenmesi gerekiyo inşallah allah muradına erdirir.
Ailemde istanbulda olduğundan Şennurun geleceğini duyan annem kızıma bir kaç cici almış gerçekten çok güzeller...
Sabah Şennurun eline ulaştı paket ve ben dayanamadım içinde neler olduğunu sordum. Tabiki deli insanın deli arkadaşı olur oda üşenmeden bi güzel foto göndermiş canlı canlı gör merak etme diye... Delüüüüüüüü

Şennur teyzemizinde aldığı beyaz file çoraplarımız var ama malesef onların fotosunu göremedim amma meraklıyım yaaa vallah bu huyumdan nefret ediyorum....
Dostlarım
Mina
Nennu
Ben ve Kuzum

7 Haziran 2010 Pazartesi

KIZIM VE AYSUN ÖĞRETMENİ


cuma günü gösterimiz çok güzel geçti biraz ağladık ama sonuna kadar herşeyi yerine getirdik. Aysun öğretmenimiz kızımla fotoğraf çekilmiş gerçekten çok güzel çıkmışlar (çaktırmayın hafif kıskanır gibi oldum) gerçekten çok güzeller allah bahtlarınıda güzel etsin her ikisininde..
Ama öğretmneleriyle birbirlerini çok sevmeleri benim kreşe bırakırken gönlümün daha rahat olmasını sağlıyo en azından gözüm arkada kalmıyo iyiki bu kreşte karar kılmışım iyiki böyle öğretmenlerimiz var.. Çalıştığım için sürekli vicdan azabı duyan bi anneyim acaba kızıma yararlı olamıyormuyum diye ama artık o psikolojimi yavaş yavaş atmaya başladım üstümden kreşteki öğretmenler sayesinde...
Her sabah kızımı kreşe bırakırken güler yüzlü karşılıyolar bizi... açıkçası güne motive olmuş şekilde başlıyorum...
Bazen almaya gidiyorum bi bakıyorum bahçede aysun öğretmenle kucak kucağa muhabbet ediyolar (kızıma göre mabet ediyolar)...
Bazen elinin üstüne çizilmiş bir yıldız bir kalp kuzumu okadar çok mutlu ediyorki kolayını bulsak elimizi yıkamıycaz...
Bazen yüzünü boyanmış olarak alıyorum kreşten kim boyaya bilir tabik aysun öğretmen yıkarkende pazarlık ediyoruz yarın söyle yine bizim yüzümüzü boyasın tamam mı diye...
Aysun öğretmenle çok iyi anlaşıyoruz ama haftasonu en çok Gökben öğretmeni özlüyoruz...ama nedense gökben öğretmeni evde pek anlatmıyoruz...

4 Haziran 2010 Cuma

BALOMUZ VAR.....



MİNİK KUZUMUN YILSONU BALOSU VAR BEN ONDAN DAHA ÇOK HEYCANLIYIM İNŞALLAH AKŞAM Bİ SORUN ÇIKARMADAN OYNAR VE BİZDE AYLARDIR BİZDEN GİZLENEN SÜPRİZLERİ GÖRMÜŞ OLURUZ....


TEŞEKKÜR EDERİZ AYSUN VE GÖKBEN ÖĞRETMENİMİZ....

3 Haziran 2010 Perşembe

dalan yarışması yedek talihliler

dalan yarışması sonucunu açıklayalı .ok oldu ama 2 arkadaşımız bilgilerini göndermediği için üzülerek haklarını kaybettiklerini açıklamak zorundayım.
Yedek talihlilerimiz


Meraal - konu bebeğimse eğer bize dalan yeter
serap ebiki - annesinin en kıymetlisi en doğalı Roxyyi hak ediyor

nursel_2009@hotmail.com adresinden iletişim bilgilerini en kısa sürede bana ulaştırırlarsa sevinirim. Salı akşamaına kadar bilgiler ulaşmazsa diğer yedek talihlilere geçmek zorunda kalıcam.

24 Mayıs 2010 Pazartesi

ANNE OLMADAN ÖNCE

Anne olmadan önce:
Gece ne kadar geç yatacağım ya da sabah ne kadar geç kalkacağımı düşünmezdim.Dişlerimi fırçalar, saçlarımı uzun uzun tarayabilirdim... Kesintisiz, düşüncesiz uyuyabilmenin kıymetini bilmezdim.Evimi her gün temizlerdim. Hatta süsler, püsler, küçük dekorasyon oyunları yapardım. Evimi dağıtacak şeylerin küçük oyuncaklar, yırtık kağıtlar olacağı aklıma bile gelmezdi...


Saksılarımın zehirli olup olmadığını düşünmemiştim bile. Ya da banyoda duran el sabununun bir içecek gözüyle görülebileceğini... Üzerime bu kadar işeneceğini, kusulacağını ve daha da ilginci bundan rahatsız olmayacağımı bilemezdim. Gaz çıkartmanın eğlenceli tarafını göremezdim.


Ağlayan bir bebeği aşısı yapılsın ya da test için kan alınacak diye böğüre böğüre kucağımda sıkabileceğimi bilmezdim. Ağlamaklı gözlere bakıp ağlayabileceğimi, minik bir tebessümden büyük mutluluklar yaşayabileceğimi düşünemezdim. Saatlerce uyuyan bir bebeği seyretmek için uyanık kalabileceğimi...

Kalbimin vücudumun dışında bir yerlerde olabileceğini... Aç bir bebeği doyurmanın insanın ruhunu nasıl doyurabildiğini.. Bir anne ile çocuğunun arasındaki bağın göbek bağından çok daha sağlam olduğunu... Bu kadar küçük bir bedenin bu kadar büyük bir huzur verebileceğini...Düşünemezdim...

Bütün bir gece boyunca, hatta geceler boyunca her şeyin yolunda gidip gitmediğini kontrol etmek için 10 dakikada bir uyanacağıma.Kapılardan nefes sesi dinleyeceğime.Başkasının öksürüklerinin ciğerimi parçalayabileceğine.Bir insan öpücüğünün kesilen parmağımın acısını dindirebileceğine.İnanamazdım.... İyiki bana bu duyg...uları yaşatıyorsun iyiki benimsin bebeğim....

KİRAZLI KÖYÜ HAYIRI



ramazan dede burnunu ısırmaya çalışıyo...

sonuç elindeki bana topladığı güzel çiçekler..

ayağımıza dikenler battı temizlemek lazım...

embiye anneanne ile çevre keşfine çıktılar...

hiç korkumuz yok hayvanlardan...


şükürler olsun beraber 1 fotoğraf çekile bilmişiz...



gelincik ve kızım




içindeki küçük böcükleri inceliyoruz...





nadide abla - kızım ve embiye anneannesi

22 Mayıs 2010 Cumartesi

NİSA-ŞENNUR-ZEYNEP-NURSEL



anne kız beraber giyindik iyide ettik hatta bu yetmedi nennu ile nisayada aldık iyi oldu ohhhh... (ama çaktırmayın zeynep duymasın en güzel minik nisaya oldu )


canım arkadaşım şennur ve nisa istanbulda ama olsun haziranda bize gelecekler ve ogünü iple çekiyoruz yine aynı bady giyip dışarı çıkıcaz... (minam keşke aynı tarihte sende gelebilsen)

hatta ağustosta allah kısmet ederse istanbula gidicez ozamanda mina-nennu-nisa-zuzu ve ben kısmet olursa boğaz turu yapıcaz gezicez sabahlara kadar uyumadan sohbet edicez..

arkadaşlarımı gerçi arkadaşlarımı demek yalnış oluyo candostlarımı gerçekten çok özledim artık resimlere bakmak, telefonla görüşmek, mailleşmek bana yetmiyo kendilerini görmek doya doya sarılmak istiyorum...



7 Mayıs 2010 Cuma

ÇOK ÖZLEDİM SİZLERİ HEMDE ÇOKKK

çok özledim sizleri yaaa uzakta olmak artık daha çok zor gelmeye başladı sanki...
anne oldum ama böyle özel günler yakşaşınca daha çok hüzünleniyorum...
sizin yanınızda olmak istiyorum...
(annem ve sebahat annem)

26 Nisan 2010 Pazartesi

33-34 AYLIK BEBEK GELİŞİMİ (KIZIMDA 33AYLIK OLDU)

Nasıl büyüyor ?

Üçüncü yaşgününe doğru hızla ilerleyen bebeğiniz, artık öteki insanların hal ve tavırlarına karşı da açık bir merak içinde. Örneğin Büyükannesinin niçin öfkeli olduğunu veya kardeşinin niçin üzgün olduğunu merak edebilir. Bu süreçte ona (“Büyükanne öfkeli çünkü arabası çalışmıyor” gibi.) açıklamalar yapabilirsiniz. Bu tür durumlar, bebeklerin duyguların normal olduğunu anlaması için yardımcı olurlar. Ve bunlar hakkında konuşmakta bir mahsur yoktur. Bu yüzden bebeğinizin de herhangi birşeyi yanlış yapmadığı konusunda onu temin edebilirsiniz. Bu süreçte, bebeğiniz kendi duygulanımları hakkında da birşeyler öğrenmektedir. Onun doğal görünümü, sözgelimi sakinliği, maceracılığı, tepkiselliği veya iletişime açıklığı, günden güne daha belirgin hale geliyor. Onu nazikçe, kişiliğinin farklı yüzlerini keşfedebilmek için yüreklendirebilirsiniz. Ama şunu bilmesini sağlayın; halet-i ruhiyesi ne olursa olsun, siz onu kabul ediyor ve seviyorsunuz. Bu anlamda örneğin, utangaç bir çocuğun ötekilerle tanışmasına yardımcı olabilirsiniz. Ama onu asla küçük düşürmeye çalışmayın.
Dünyaya karşı alacağı tavır hakkında genel bir saygı ve yaklaşımınızın olması, bebeğinizin kendini daha emniyetli veya kendine güvenli hissetmesine yol açacaktır. Kaldı ki bebekler, yaşları ilerledikçe sosyalleşmeye karşı daha ilgili olmaktadırlar. Bebeğiniz, artık oyun ortaklarını kendi arkadaşları olarak görmektedir. Ve küçük canayakınlık anları, paylaşıp almalar, dostluğun bir göstergesi haline gelmektedir. Birçok çocuk, özellikle de kendilerine uygun bir arkadaş bulamayanlar, kendilerine hayali oyun arkadaşları yaratırlar. Bu durum 2 ve 3 yaş arasında gözlemlenir. Bu tür durumlar, bebeğinizin gelişen bilinci ve değerler sistemi için faydalı ve sağlıklıdır; yine aynı durumlar, bebeğinizin başa çıkamadığı anlar için bir teselli ve sorumluluk kaynağı olarak alınabilirler. Ancak bir çok çocuk, hayali arkadaşlarına yönelik ilgilerini 6 yaşına geldiklerinde kaybeder.

Hayatınız nasıl değişiyor ?

Herkes, ikinci yaşın ne kadar korkunç olduğu konusunda sıkıntılar yaşıyor. Ancak yine de iki yaşındaki ufaklığın evde herkese yardımcı olmaya çalışması karşısında tüm yelkenler suya da inebiliyor. Onlar, Dünyanın kendi etraflarında dönmesini arzuluyor. Ve sizi sevip, sayıyor. Küçüğünüz artık sofrayı kurmada size yardımcı olmak istiyor. Çamaşırları o da toparlamaya çalışıyor. Oyuncaklarını kaldırmaya yelteniyor. Bu noktada da iyi huylu kimi davranışları eyleme dökmek için size gün doğuyor. Onu bu tür davranışlar sergilediği esnada yüreklendirmeyi, yüksek sesle beğeninizi ifade etmeyi ve öpücükler ile sarılmalara boğmayı unutmayın

23 Nisan 2010 Cuma

LCW TEŞEKKÜRLER

Kızım daha 3 yaşını bile doldurmamasına rağmen anne kız aynı giyinme hevesim vardı ve geçen tesadüfen lcw mağazasına girince bi baktımki annem ve ben ürünleri hazırlamışlar gerçekten çok güzeller tam bedenlerimizi bulamadım ama büyükte olsa aldım ve bugün kızımla beraber giydik..
Yolda herkezin gözleri bizde olunca utansakta yinede aynı olmak çok güzel büyüyüncede inşallah böyle oluruz kızımla...

İnşallah yeni modelleride çıkar...

23 NİSAN HEP NEŞEYLE DOLUYOR İNSAN



günün anlam ve önemini tekrar belirtmek istedik biraz karışık oldu ama artık idare edersiniz.....

22 Nisan 2010 Perşembe

KARGA ve KÖPEK



BİRAZ EKSİKLİKLER VAR
AMA SÖZ EN KISA ZAMANDA ONLARIDA EZBERLİYCEZ...